Perşembe, Şubat 03, 2011

SORMA KİŞİNİN ASLINI

Ben kim olduğumu bir bile bilsem?  Anamın anası, anamın babası, babamın anası, babamın babası kim? Kim kimdir? Yedi göbek gerisini kırk göbek öncesini kimler kayıt altına almış ki?

Pof. Dr; Faruk Sümer’in Anadolu’ya yerleşen Oğuz Boylarının nerelere yerleştirildiklerine bakıldığında insanın aklı karışıyor. Konar, göçer toplumdan, yerleşik toluma geçme sancılarının yaşandığı Anadolu coğrafyasında kimsenin kendini, gerçek olarak tanıma, kimliğinin iki yüz yıl öncesini bilmesi olası değil.

Erken yerleşiklerin kendi kimliklerini mezar taşı, arazi, miras bölüşümlerinden çıkarmaları biraz akla yakın.

Benim kendi kimliğimi bilme hakkım var. Ancak; annemi ve babamı, ebeveynlerimi, dedelerimi seçme hakkım yok.

BU DURUMDA;

Benim kendi kimliğimi bilme hakkım var. Ancak; annemi ve babamı, ebeveynlerimi, dedelerimi seçme hakkım yok. Kimliğimde yazılı bilgileri benim belirleme ve kaydettirme gücüm yok.

Ülkemizde yaşanan siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik, etnikite(Köken), inanç ve bölgesel farklılıkların insanlara dayatılması dünyaya egemen olmaya çalışan üstün güçlerin  toplumumuza dayatmalarıdır. Büyük devletlerden küçük devletler çıkarma çalışmalarının sonucudur. Bu çalışmaların örnekleri Avrupa kıtasında balkan devletlerinin yaratılması, Iraktaki yapılanma ve yaşananlar, Sovyetler Birliğinin dağıtılması, Şimdi Orta doğuda güçlü bir Türkiye istenir Mİ?

İhsan sen nerelisin? TÜRKİYELİYİM.

Anadolu ve Trakya yarım adalarının üzerinde; yoktan var edilen; ANADOLU COĞRAFİ BÖLÜMÜNÜN, batısında ikamet eden bir vatandaşım.

Yoz bilgilerle, öz bilgileri, yalın bilgilerlerle yal bilgileri, dürüst kişilerle yalakaları, fırıldakları ayırt etmek zamanıdır. Her insanı insan bileceksin.

Kutsal kitaplarda ve tarihi destanlar insanın hainlikleriyle dop, doludur.

Yaratılan tanrılar, kahramanlar, bilgeler, Kaanlar, gönderilen peygamberler, kutsal kitaplar, insana, insanlığa;  barış ve huzur getirmek içindi.

Seçim ve geçim derdi

Bizi

İyice gerdi.

“SORMA KİŞİNİN ASLINI, SOHBETİNDEN BELLİDİR” Türk atasözü


http://ihsan.durakailesi.com

KARTAL ile YILAN

KARTALI Göklerin fatihi olarak biliriz. Bir çok öykü ve destanlara konu olmuş, yırtıcı bir kuştur. Güç, güven, keskinlik görüşlü, yırtıcı, parçalayıcı özellikleriyle tanınan doğa varlığıdır. Kanatları ve kuyrukları geniş, bacakları tüylü, iri yırtıcılardır. 2-3 yılda ergenliğe ulaşırlar.

Bu özellikleriyle Anadolu Selçuklu Devleti’nin arması, çift başlı kartaldır. Çift başlı Kartal,  Almaya’nın bayrağında da yerini almıştır. Kartal, Beşiktaş Spor Kulübü’nün bir asırlık sembolüdür.

           YILANLAR konusunda ayrıntılı bilgiye gerek var mıdır bilemem? Adı soğuk, kendi soğuk, Kanı soğuk sürüngendir. Tababettin simgesidir. Yılan,eczacıların meslek amblemi olarak kullanır.  Benim konum yılanlar alemine dalmak değil.

Kartal ve yılan arasında  yaşanan bir olayı aktararak, günümüz siyasi kartallarına bir iletide bulunmaktır asıl hedefim..

Tarihin derinliklerinden HOMEROS Destanından; kanatlı sözler olarak anlatılan bir olaydır.TRUVA’LILAR VE AKHA’LAR arasındaki  savaşta, bir komutana anlatılır .

“Kartal tüm heybetiyle gökyüzünde süzülür.  Avını gözler. Yuvada yavruları besin bekler. Yaman bir dalışla yerdeki yılanı havalandırır kuvvetli pençeleriyle. Yuvaya doğru kanat çırpar. Habersizdir başına geleceklerden.

Yılan neye uğradığını anlayamaz. Çırpınır, kartalın pençesinde. Çırpınmayı bırakır. Salar kendini. Tüm enerjisini toplayarak başını kaldırır ve kartalın göğsünü ısırır. Can havliyle pençelerini açar ve yılan kurtulur.

Kartal kendini; Savaş meydanındaki iki ordu arasına açılmış içi balçıklı hendekte bulur TRUVA ovasında.” İnsanlığımızın en büyük yanılgısı yaşanmışlıkları, yaşamamış olarak görmesidir.

TARİH BOYUNCA TÜM SAVAŞLAR SAVAŞ HİLELERi,ALDATMACALAR ve, YANILTMACALARLA KAZANILMIŞTIR.

“KONTROLSÜZ GÜÇ, GÜÇ, GÜÇ DEĞİLDİR.” bir afişten. Şahin küçüktür ama koca turnayı havadan indirir  Küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır. Atasözü


AKLI GÜNEŞTE İNSAN



“Cumhuriyet İnsanı.”

“Cumhuriyet İnsanı” bir kavram olarak aklımıza yerleşmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin insanı.

Aklın, aydınlanmanın insanı.”

Atatürk’ü neden çok severim?

Korkusuzdur da ondan.

İsyancıdır.

İsyanın ta kendisidir.

“Bağımsızlık benim karakterimdir” dediği için çok severim.

“Bu işler yapılamaz” demediği için severim.

“Geldikleri gibi giderler” dediği için severim.

Kurallarını kendisi koyduğu için severim.

Aklını severim.

Duygularını severim.

Dosdoğru olduğu için severim.

Kimse merak etmesin.

Kimse hayıflanmasın.

Kimse karamsarlığa düşmesin.

Biz bir grup, bir parti değiliz.

Biz çok daha güçlüyüz.

Biz çok daha fazlayız….

Biz çok daha dayanıklıyız….

Biz kin tutmayız.

Biz ayrımcı değil, kaynaştırıcıyız…”

CUMHURİYET İNSANI OLARAK.

Biz, insanlığın mirasının sahipleriyiz.” Cümleleriyle tanımlıyor Sayın ERDAL ATABEK. 2000’Lİ YILLARDAKİ CUMHURİYET insanını.;” AKLI GÜNEŞTEKİ, GÖZÜ KULAĞI GÜNEŞTEKİ İNSANI.

Bize düşen görev; insanı, insan bilmektir  Aziz vatanın tüm kalelerinin fethedildiği şu günlerde; Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yarattığı  Cumhuriyet değerlerine sahip çıkanların çevresinde Cumhuriyet Halkaları’nı yaratmak olmalıdır..

Güneş bizim içimizde. Biz güneşin altıda, güneşle birlikte güneşe bakarız, güneşle beslenir güneşle yaşarız “ HEP BİRLİKTE, HEP BİRLİKTE” diye çarpan bu yürek bizde GILGAMEŞTEN BU YANA.

Güneş sisleri dağıtacaktır. DAĞILAN SİSLER ALTINDA Kİ güzellikleri yok etmek isteyen güçlere karşı dimdik ayakta durmak onur ve erdeminde buluşmak zamanıdır.

Yaşam bizim ellerimizle yükselecektir