YÜKLENMEK
İhsan DURAK
Öğretmen (E)
http://ihsan.durakailesi.com
Gazetemizin bu köşesinden sizlere seslenirken, yüklendiğimiz insani
sorumluluklarımız, bizi otomatikleştirir. Toplumsal zenginliklerimizin bizi
biz yapan öz değerlerimiz olduğunun bilinciyle bu köşelerde görücüye
okuyucuya ulaşıyoruz.
Bizi biz yapan değerlerimiz; geleneklerimiz, göreneklerimiz, adetlerimiz,
toplumsal olaylarda ki birliktelik ve duyarlılıklarımız. Kaygı ve tasadaki,
kıvançta ki ortak akılcı davranışlarımız sevinç ve mutluluklarımız, insanı
ister istemez, etkilediği bir gerçektir.
Bizi biz yapan değerleri küçümsemeden, abartmadan, körü körüne akıntıya
kapılmadan hakkını vermeliyiz yaşmın.Toplumsal dayanışmanın sağlanmasında,
ortak değerlerin yüceltilmesinde ki yüklenmelerimizi yerine getirmek
onurdur. Bu değerlerin ilmek ilmek örülmesinde ki görevlerimizi aksatmadan
yapmak sorumlu yurttaş olmanın gereklerindendir.
Günümüz koşullarında yaşamın dayanılmaz hafiflikleri karşısında direnmek ve
ayakta kalmak belli bir direnç ve donanım gerektirmektedir. Toplumun içinde,
önünde, yanında ve her derdine ortak olmak kolay değildir.
Osmanlı Devletinin son yıllarında; savaşların acımasızlığından yakınan ve
bu görevden kaçanlara Ulus Dağı, Seydan Dağları, Demirci Dağları; yılanları,
çıyanları, çakalları,, kurtları, aslanları andıran: Efelere, Kırık efelere,
İhanet çetelerine, Yiğitlere, Kahramanlara, Kuvayı Milliyecilere mekan
olmuşlardır.
Sındırgı köylerimizin ve merkezindeki insan severlik, misafirperverlik,
yabancıya ve yolcuya olan saygıları bozulmamıştır.Geçmişten günümüze bu
durumu çok iyi bilen fırsatçılar, yağmacılar, asker kaçakları halkımızın bu
duygularını sömürmekte geç kalmamışlardır. Her fırsat ve durumda ortaya
çıkmışlardır. Kendi çıkarlarını koruma amacıyla kullanma yolunu
seçmişlerdir.
Güzel insanlarımız, kendine ihanet edeni ve hizmet edeni asla unutmaz.
Toplumsal hafıza(bellek) dediğimiz olgu budur. Yıllar insanlarımızın
çektiği haksızlıkları, kabalıkları, yakınmalarını, sevinçlerini,
kederlerini, kıvançlarını, övünçlerini manilerinde, türkülerinde orta
oyunlarında yaşatırlar.
“ Kayadan iniş mi olur./ Ham demir gümüş mü olur? Akşamdan söz verip de
sabaha dönüş mü olur? Dizelerinde yerini, tavrını, duruşunu belirtir. Mertçe
davranır ve mertlik ister. “ Dam üstünde dura koy. Payamları kıra koy/ Oğlan
sana varcen emme,/ Güze kadar dura koy”, İbillerin tütünü,/ beni geceden,/
dibine götürü./Memur oğlan bulursam/ çekirge yesin kökünü” manisinde sabır
ve zamanı iyi değerlendirmenin yöntemini öneren anlatım, üretiminden
yakındığı tütün, hayallerini anlatan genç insanımızın duygusal zenginliğini
ifade eder. Kalleşliği, kumpası, dedi koduyu, toplumsal kargaşayı hoş
görmeyen, kınayan yapısıyla bizi uyanık olmamızı sağlar.
--
No virus found in this outgoing message.
Checked by AVG Free Edition.
Version: 7.1.394 / Virus Database: 268.10.1/390 - Release Date: 17.07.2006

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home