Salı, Eylül 12, 2006

VADİLERCE

İhsan DURAK
Öğretmen (E)
http://ihsan.durakailesi.com
VADİLERCE
Sizi hayalen gezdireyim. Gelin bir kuşu kanatlarına yük olalım. Bir kanatta
siz, bir kanat ben. Ben gözlerimi korkudan yumar güzellikleri görmezsem
beni uyarın. Uyuyorsunuz öğretmenim diyerek. Uçalım; Ulus”un, Koca Yayla”
nın, Kertil Tepesi”ne, Seydan”ın Demirci Dağları”nın Zirvelerine. Alaçam
Dağları”nın Göktepe Serisinden Kuş bakışı Doğu, batı, kuzey ve güney yönünde
bakmaya olanağınız olsa; Karşınızda ki güzellikler sizi mest eder.
Küçük at da cicivlerde yesin diyebilirsiniz. Siz çokta haklısınız. İşin
yok. Gezersin dağ bayır. Tanrının Tüm nimetlerini bahşettiği bu alanlar.
Güzel Yurdumuz”un, en güzel ve görkemli alanları. Haydi canım sende. Ne
güzellikleri var ki? Yaylalarında serinliği, dağ-tepe zirvelerinden uçsuz
bucaksız orman alanları, çayırları, meraları, kestanelikleri, Engin
vadilerinde; cevizlikleri, elmalıkları, ayvalıkları, meşelik ve kirazlıkları
baharda, içinde şırıl şırıl sular akan derin vadilerin iki yakası bir birine
bakışır.
Yaylabayır sığır Ovadan geçip, Bardakçı köyünden Bulak Köyü SÜNÜ ye indiniz
mi? Zamanınız olursa, vurun kendinizi bu dağlara. Ne gamınız kalır ne
kasavetiniz. Açlık ve susuzluk hissetmezsiniz.Önünüzdeki vadilere bakınca
derin rüyalara dalarsınız. Karşınızda ULUS DAĞI. Adam gibi adamları otağı.
Bir batıya bakınız, bir doğuya. Kıskanırdı, Orta Anadolu’nun IHLARA VADİSİ,
Sındırgı Çay vadisini görünce.
Bu vadiye ayrı güzellikler katan; Çayır,Gözörenin elmaları- Kirazlar
Kestaneleri. Kürendere”nin patatesleri, Düğüncüler,Dedelerin bağlarının
pekmezi, Derecikören- Karacalar- Çılbırcı Deresi(GEDEZ DERESİ) vadisini
ceviz ve ayvaları bir başka koku salar vadiye.
Düvertepe”nin Kaolen yataklarıyla, Şapçı Çıkrıçı Kaolen yatakları. Vadinin
Bir birine bakışan beyaz devriyeleri. Kışın Coşkun akan Çay baharda
zirvelerden akan kar sularıyla baharda; çoştukça coşar. Sek Deresi, Şapçı
Deresi vadileri palamutları, çamları türkülerde. Çıkrıkçı”nın, Alayaka”nın
armutları yaz boyunca sallanır dallarında.
Aslandede, Osmanlar, İbiştepe vadisinin derinliği insanı ürkütür. Ilıcalı
başında taç gibi DİKMEN TEPESİ. Eteklerinde; Pürsünler ve Ilıcanın binbir
sebzeli ve meyveli vadisi, doğu yönünde; Işıklar ve Büyük küçük
Dağderelerinden beslenir.
Unutmadım Cüneyt Çayı Vadisini. Ormaniçi ,Kertil, Kınık derelerlnln
şırıldayan seslerini, uğuldayan ormanları. Görülmeye, korunmaya çalışılan
doğal hayat. İsimlerini hatırlayamadığım derelerin beslemesiyle Cüneyt
Çayı Vadisinin suları Kıvrıla Kıvrıla yarar Sındırgı Ovas”ını. Cehennemdere
Vadisi Toplar suyunu Koca bey, Taş Köy sırtlarından akar gider suları
Marmara”ya. Unuttum zannetmeyin. Hisaralan Kepez derelerini, kaplıcalarını.
Bir altın gerdanlık gibi durur Çay gören barajı. Vadilerin berrak sularıyla
beslenerek. Hayat verir, ışık verir Sındırgı, Bigadiç, Balıkesir Ovasına.
Tanrının Nimetleri bu vadiye serpiştirilmiş. Temiz hava, verimli topraklar.
SU ve ormanlar.
--
No virus found in this outgoing message.
Checked by AVG Free Edition.
Version: 7.1.405 / Virus Database: 268.12.3/445 - Release Date: 11.09.2006

EFELERDE AĞLAR

İhsan DURAK
Öğretmen (E)
http://ihsan.durakailesi.com
Kurtuluş Şavaşı”mızın genel tarih bilgilerini yeniden anımsayalım.
Yaşadığımız bölgenin; ULUSAL DİRENİŞE bakışını öğrenelim. Yöremizde ONURLU
DİRENİŞE destek verenleri, köstek olanları, ihanet içinde bulunanları
tanımak ve bilmek hakkımızdır. Yerel kurtuluş çalışmalarının
derinliklerinde yatan asıl gerçekleri, gelecek nesillere aktarmak, insani ve
ulusal görevimizdir. Olayları saptırmadan, yaşadığımız toprakların tarihi
geçeklerini yalın bir şekilde aktarmalıyım. Kişisel yorum ve yönlendirmelere
girmeden sunmak gibi bir tarihi sorumluluğum var.
Elimizde ki yöresel Kurtuluş Savaşı Günlüğü; İbrahim Ethem Akıncı”nın
anıları bulunmaktadır. Bu anılar,” Demirci Akıncıları”nın yürüttüğü gerilla
savaşının günlük olaylarını kapsadığını okuyoruz.
Atatürk”ün Silah arkadaşı,12 Yıl Genel Kurmay başkanlığı yapan Komutnımız
Mareşel Fevzi Çakmak”ın 1936 yılında bir özet çıkartılarak yayımlanmasını
sağladığı” DEMİRCİ AKINCILARI”. Genel Kurmay yayımları arasında yer alır.
Şu anda Elimde;”Demirci akıncıları” 1970 yılında Yeni İstanbul yayımları
arasında yer alan 128 sayfalık bir kitapçık, ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH
YÜKSEK KURUMU YAYINLARI 1989 ANKARA 2.basıM eser bulunmaktadır. Bu anılardan
yola çıkan yazar Mustafa Yıldırım, “ULUS DAĞINA DÜŞEN ATEŞ” tarihi roman
olarak yayımlar.
Bu eserler okunduğunda, görülecektir ki; kimilerine göre geçmişte mazi
olmuş, eften püften anlatımlar gibi gelebilir. Yaşanan olaylar, yerler,
zaman, anlamlı bir şekilde sorgulandığında; bu gün buralarda hoyratça
yaşayışımız, kahramanlarımıza, Ulusumuz”a saygısızlık.
İşlerini, eşlerini, sıcak aşlarını bırakıp, Ulus Dağının, Akdağ Yaylasının
eteklerinde, Simav Kiçir Ovası”nda, Derecikören Efir Yaylası”nda, Cuma
Ovası”ndan Kızılcık, Pelitören, Düğüncüler, Sakarı(Çamalanı),
Çorum(Düvertepe), Gözören ormanlarında geceleyip at sürmenin, Yörük
yaylalarında; kar, buz, tipi boran demeden at sürmenin, korunup barınmanın,
yardan ayrı kalmanın, işgalciler ve yerli işbirlikcileri tarafından ne
zaman kahpece pusuya düşürüleceğiz duygusu içinde yaşamanın ne anlama
geldiği, bu günlüklerde yazılıdır.
30 Ağustos2006 Hürriyet gazetesinden,”ULUS DAĞI”NIN MAKBULE EFESİ” başlığı
altında ki cümlelere dikkat çekmek isterim”.. kış dağlarda
acımasızdı...Demirci Akıncıları zaman zaman aç susuz kalmıştı...Hastalanıp,
yaralanıp şehit vermişlerdi... Akıncılar Ulus Dağı”nın karlı ormanlarına
daldılar... her kuşatmayı yardılar. Müfreze komutanı Halil Efe”nin eşi
Gördesli Makbule Şehit olmuştu....Halil Efe”yi delice seven makbule
kocasından ve akıncılardan hiç ayrılmadı. sevgileri ve yiğitlikleri efsane
gibi yayılmıştı dört yana.”
“Akıncı ahlakınca şehit olanlara ağlamak ayıptı. Makbule Toprağa verildiği
gün, Akıncılar, Halil Efe”yide birlerini ayıplamadılar. Hepsi kana kana
ağladı.” Ruhları şad olsun. Onlar sonsuza dek, ışıklar içinde zamana akıp
gitsinler.
--
No virus found in this outgoing message.
Checked by AVG Free Edition.
Version: 7.1.405 / Virus Database: 268.12.3/445 - Release Date: 11.09.2006

Salı, Eylül 05, 2006

ÇINARLARIN DİLİ

İhsan DURAK
Öğretmen (E)
http://ihsan.durakailesi.com

Çınar, gölgesi ve yeşilliği insana huzur verir. Nedeni? Çınarın bulunduğu
yerlerde mutlaka su ve gölge vardır. Çınar gölgesinde insanların aklı daha
iyi çalışır.Çünkü çınar gölgesi temiz havanın bulunduğu, üretildiği
alanlardır. Anadolu söylemiyle, çınar gölgeleri insanlara dinlenme ve
muhabbet mekanlarıdır.
Söze çınarla girmemin gerekçesi çınarları çok severim. Çınar gölgesinde
yüreğim bir başka atar. Türkülerde dize olmuştur.” Karşıda Koca Çınar,/
hep kuşlar ona konar./ Sevdim de alamadım yüreğim ona yanar ./ diyen
gençlerin dilindedir. Çınar bolluğun bereketin ve çalışkanlığın, asilliğin,
zenginliğin, görkemin ve güzelliğin simgesidir. Avrupa”da medeniyet ağacı,
Kanada Bayrağında Semboldür. Bağımsızlığın, özgürlüğün simgesidir
Durum böyle olunca; Sındırgı”mızın çay ve dere boylarında boy gösteren
yaşlı çınarları ve çay gören barajı havzasında kesilip satılan odun yapılan
ulu çınarları hatırlarım. Çınarların büyüklüğü, saçak köklerinin çınarın
yan dallarındaki yaprakların iz düşümüne kadar genişlemesi ve suya yakın
olmalarındandır.geniş sulak alanlardan beslenen çınarlar daha görkemli ve
genç dururlar.
Çınar, ağaç olarak yaşamımızın her alanında araç ve ekipman olarak
karşımızdadır. Takunya, kepçe, sandalye, eskiden karasaban eneği, oku,
boyunduruğundan tutunuzda mobilya sanayiinde kullanıldığı bir gerçektir.
Sözü dolandırmadan sunarsam; kasabamızın girişini süsleyen çınarları
dikenlere önce teşekkür ve sonra minnetle anmamız yerinde olur.1930”lu
yıllarda çok ileriyi gören kasaba ileri gelenleri ve belediye başkanları
yukarıda andığımız gerekçelerden yola çıkarak Sındırgı”da; iki tarafı
çınarlı bir BALIKESİR CADDESİ kurmayı başarmışlardır. Üç çeyrek asırlık
çınarlar, Cadde çevresindeki düzensiz yapılaşmanın gereği çınar kökleri
çınarları besleyecek suya ulaşamadıklarından kurumaya ve doğanın sert
rüzgarlarına karşı ayakta kalamamaktalar.
85”li yıllara kadar Sındırgı”dan geçenlerin hafızasında iki simge vardır.
Birincisi Çınarlı cadde, ikincisi kertil rampaları ve lokantaları. Şimdi
görüyorum ki; Balıkesir caddesi Kilit taşlar döşenmiş, ışıklandırılmış.
Dışarıdan bakınca çok güzel. Cadde ışıl ışıl. Yürüyenlerin ayaklarına nohut
kadar taş deymeyecek.
Yaşlı çınarlar dillense acaba bizden ne isterler? Beton parke, ışıl ışıl
renkli taklar mı? Yoksa, köklerini daha geniş alanlara yayabilmek için
nemli topraklar mı? Geçen 70 yılda kaç tane çınar büyüttünüz? Kaç tane,
içinde çınar bulunan yeşil alanlar yarattınız? Ben sizin yörenizin,
ilçenizin kimliğiyim, Balıkesir Caddesi”ne parelel başka bir çınarlı cadde
kurmakta geç kalmadınız mı? Dediğinde yanıtımız ne olur?
--
No virus found in this outgoing message.
Checked by AVG Free Edition.
Version: 7.1.405 / Virus Database: 268.11.7/436 - Release Date: 01.09.2006