Salı, Mart 20, 2007

ZİHİN ENGELLERİMİZİ AŞMAK



--

 

          Önümde ; Mersin' de yayımlanan " UMUDA BİR ADIM" isimli "Aylık Aktüel Engelli gazetesi." 8 sayfalık   bir hacmi var. Gazetenin ismi ve sarı zemin üzerine, siyah harflerle  düşen  başlık altı    haber benim burnumun direğini sızlattı.

         Noktasına virgülüne dokunmadan aynen katıldım ve yazdım.

         " Umutsuz yaşanmaz elbet. "Ölümde bile umut vardır" derler. O yüzden, Umutla dalga geçmek en zor şeydir."

         Yeter ki; "ÇOCUKLARIM OKUSUN".

         Elinde asası, koltuğunda değneği, altında engelli arabası, kimi tek kolla, bacakla, kimi belinden, kimi zihinden, kimi duyma, konuşma engelli.....

 Yaşadıkları tüm  zorluklar karşısında; engelli   yaşamlarını umutlarla besleyen bu güzel insanlarımızı yürekten kutlamak gerekir. Engelle yaşamayan, engellinin halinden anlayamaz.

" Hiç istemediğin anlarda,

Yalnızlığına yalnızlık katıldığında,

Aklın yeni sorularına eski yanıtlar verirken,

Sakın vazgeçme içinde taşıdığın taze

Ve sonsuzmuş gibi hissettiğin umutlardan.

Hiç beklemediğin anda hayallerin gerçek oluverir.

Ve sen yeniden sen oluverirsin."  Çocukça hayallerim bunlar.

İçinden geldiği gibi yaşamak, içinde duyduğun feryad senindir. Halinden belli ki yaran derindir.  "Sevmek bazen vazgeçmeyi bilmektir."   Dizeleriyle beslenmiş bir yaşam. Haydi sende katıl arkadaş. Kendini umutsuzluğa terk etme. Sözün burasında  yazımızı    10 mart 2007  Cumartesi günü saat 17 sularında; İvrindi sokaklarındayım, acıktım. Atıştıracak bir şeyler aranıyorum. Gün batımı. Pazar  toplanıyor. Bir vitrine takıldım. Girdim içeri. Beyefendiye; vitrindeki  kurabiyelerden üç beş tane istedim. Parasını ödedim. Bu hizmeti veren bey efendi. Ayağa kalkmadan benim gereksinimlerimi karşıladı. Beni yukarıdan aşağı süzdü ki, farkında değilim. Yabancısınız sanırım dedi. Bende evet diyerek yanıtladım.   Yakamdaki rozete bakarak emeklisiniz galiba dedi. Emekli öğretmen olduğumu belirttim.

Bende 1986 Balıkesir Necati Eğitim matematik Bölümünü bitirdim dedi.  Ben; Sizde emekli olmaya yakılaşmışsınız diyerek yanıt verdim. Hocam Ben Hiç çalışmadım. Tek sermayem karşıdaki arabam dedi. Ben kapıdan dışarı baktım karşıda bir renault araba. Çok iyi dedim. İşi uzatmak istemdim.   Hocam yanlış gözdünüz. Kapını ağzındaki engelli arabasını gösterince utandım. Ne diyeceğimi şaşırdım.

Kendime gelip; Sizi kutluyorum dedim. Neden dedi? Tüm engellerinize karşın, inançla, sevinle, umutla   yaşama sevinciniz yitirmeden dimdik ayakta durmanızdan dolayı diyerek durumu kurtarmaya çalıştım.

Diplomayı aldıktan sonra beyin rahatsızlığı geçirdim. O günde bu güne belimden aşağı böyle dedi.

Sözüm; Beden engelleri, beyin engelleri olmayan; " ZİHİN  ENGELLİLERİNE" e zihin engellerinizi aşın. Titreyin ve kendinize dönün. "Kınalı kuzuların" kanları, canları hürmetine.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home