KOZ, BOZ, YOZ
--
Oldum bitti kahve kültürü dersim zayıf. Bir türlü bu dersten sınıfımı geçemedim. Üç tane uyaklı sözcükten yola çıkarak sizlere ulaşmanın keyfini yaşamaktır muradım.
İskambil oyunlarından koz maçayı bilmem. İskambil oyunlarında kullanılan anlamda ki KOZ hakkında bilgilenmeye çalışıyorum. Benim bu kavramdan anladığım; işe yarar, gücü olan kağıt demek olduğunu sanıyorum. İnsani, ticari, hukuk ve siyasi ilişkilerde haklı olmak, ve haklı kalmak gücü, elde tutulan gizli güç, gizli veya açık dayatmalar diyerek algılamak daha anlamlı olur.
BOZ; iş,oluş ve hareket bildiren, BOZMAK filinin kökü. Kahverengi anlamında kullanılır. Bozayı, bozköpek, bozdağ,bozlak, bozkır, bozdemir… sözcüklerinin de kökünü oluşturur.
Benim üzerinde dönüp duracağım anlamı; DAĞITMA, kurulu sistemi ÇÖKERTME, kendi işine yarar hale getirmek için içini boşaltmak anlamı benim içimde daraltmalar yapıyor. Sizlerle paylaşmak huzur veriyor.
YOZ; ehlileşmemiş, olgunlaşmamış, bilinmeyen, yabancı. Bitkilerede; toprağa dikilen fidelerden tutmayanı. "Bizim tütün karıklarında çok yozgun var." Eğitilememiş, tutturulamamış duygu ve düşünceler. Yabancılaşmış kişi ve davranışları tanımlamak için kullandığımız bir kavram.
İçinde yaşadığımız siyasi, hukuki, ahlaki, dini ve kültürel yapımızın kendi içinden çökertilmesi için yeni yetişen gençlerimiz ve özentiler içinde yaşayanlarımızın davranışlarını, modernlik, çağdaşlık, meydan okuma, ilericilik, devrimcilik, entellüektellik ve diğer özentiler adı altında beyinlerinin yıkanarak, farklılıklarımızı değişik çıkarlar için kullanılacak hale getirilmiş insanlar için kullanılır.
Anlamaya çalıştığım 21 Ekim referandum sonrası yaşayacağımız toplumsal ve siyasal durum. ABD ve AB ile diğer dış güçlerin ve iç destekçilerin marifetiyle iktidar kozunu yakalayanlar şimdi bu kozu en iyi şekilde kullanacaklarından, hiç kimsenin şüphesi olmasın. Mehmet Akif'in dizeleriyle;" Hakkıdır, hakk'a tapan milletimin istiklal."
Asıl olan; Ülkemizin kırmızı çizgileri dediğimiz kavramlarının; içeriklerinin korunmasıdır. Ülkemizin varlığına kast edenler; iktidar kozunu elinde bulunduranları özgür bırakırsa; kozları ellerinde kalır."Dahili ve harici bedhahlar…" yurt içinde ve dışında her türlü silahlarıyla savaşımlarını sürdürmekteler.
Sipariş üzerine yaratılmaya çalışılan anayasa sanırım sivilceli bir anayasso olacak gibi görünüyor. Yarım asırdır ülkemizde; Anayasa yap-boz oyunlarıyla insanlarımızın zihinleri bulandırılıyor. Yok bu anayasa bol geldi daraltalım, yok; dar geldi genişletelim. Yok hem geniş hem dar olsun, yok olmadı örtülü olsun, açık olsun. Yok olmaz; benim istediğim gibi olsun. Yok şipariş edelim gibi…
Netice-i hitam; Ülkemizde yozlaşmayan, yozlaştırılmayan, yapılıp bozulmayan, kurulup dağıtılmayan, alınıp satılmayan hangi değerler kaldı ki? Hepsi pazarda.
Dürüstlük mü? İnançlı olmak mı? Bilgili olmak mı? Hünerli olmak mı? Vatanını milletini sevmek mi? Çalışkan olmak mı? Geç bunları benim şapkama anlat. Bunları yazıyorum diyerek sanmayınız bu adam kafayı yemiş. Görüntüye ve sözlere aldanmayalım. Ülkemin insanlarına ve insanlığa olan inancım sarsılmış değil. Yaşadığımız zaman diliminde yaşadıklarımızın insanlığımıza etkilerinden söz ediyoruz.
Elimizdeki kozlarla, boz ve bozuk düşüncelere kapılmadan, yozlaşmamanın gayreti ve uğraşının hakkını vermek ; bence, özgür birey olmanın koşuludur diye düşünüyorum.

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home